Atatürkün Özellikleri
1. Vatan ve milletine olan düşkünlüğü
Vatan ve millet sevgisi Atatürk’ün taşıdığı özelliklerin temel taşıydı. O vatanı ve milleti için canını seve seve verebilecek bir karaktere sahipti. O kişisel egemenliği ortadan kaldırmış, egemenliği kayıtsız şartsız milletine vermiştir. Bununla milletine olan güvenini, sevgisini açıkça göstermiştir.

2. İdealistliği
Atatürk’ün en büyük ideali, milletini tam bağımsız, çağdaş ve ileri uygarlıklar düzeyine ulaştırmaktı. Onun diğer bir amacı da tüm ulusların barış içinde yaşamasıydı. Atatürk, Türk milletinin çağdaşlaşması için önüne çıkan tüm engelleri yenmiştir.

3. Hakikati Arama Gücü
Atatürk gerçekçi bir insandı. Olaylar ve kişiler karşısında gerçekleri çekinmeden söylediği gibi, doğru olanın gerçekleşmesi için elinden geleni de yapardı. O, yapacağı bir işte önce engelleri görür, onları birer birer ortadan kaldırır, sonunda amacına ulaşırdı. Hayalcilikten uzaktı.

4. Yaratıcı Zihniyeti
Atatürk’ün en önemli özelliklerinden biri de yaratıcı zihniyeti idi. Olaylar karşısında yılmadan mücadele eder. Sorunlara çözüm üretirdi. Atatürk, Türk milletinin tarihini inceleyip, onun özelliklerini çok iyi tanımıştı. Böylece Türk milletinin en ümitsiz zamanlardan bile başarılı olabileceğini anlamıştır. O, olayların akışına göre hareket eden değil, olayları yönlendiren bir kişi idi.

5. Sabır ve Disiplin Anlayışı
Atatürk bir işi yapmaya karar verdiğinde öncelikle şartların olgunlaşması için çalışırdı. Atatürk, disipline de çok önem verirdi. Bir işi yapmaya karar verdiği zaman ısrarla o konu üzerinde çalışır. Asla vazgeçmezdi.

6. İleri Görüşlülüğü
Atatürk’ün Çanakkale Savaşları sırasında düşmanın nereden çıkacağını bilmesi, II. Dünya Savaşı’nın çıkacağını tarih vererek söylemesi, İtalya ve Almanya’daki yükselişin söneceğini söylemesi, yine II. Dünya Savaşı’ndan en karlı çıkan devletin Sovyet Rusya olacağını söylemesi, onun bu yönünü açıkça göstermektedir.

7. İyi Kalpliliği
Atatürk iyi kalpliydi. İnsanlığı bekleyen felaketlere karşı sürekli çareler arardı. Ona göre gayesi barış olmayan bir savaş cinayetti.

8. Açık Sözlülüğü
Atatürk, doğru bildiğini açıkça söylemekten çekinmezdi. Atatürk, gerçekten memlekete hizmet etmek isteyenlerin açık kalpli olmaları gerektiğini söylerdi.

9. İnsan ve Millet Sevgisi
Atatürk, milletini çok severdi milleti uğruna gece gündüz çalışmış, en umutsuz zamanlarda bile milletle beraber olmayı, millete güvenmeyi kendine prensip edinmişti. O yalnız kendi milletine değil bütün uygar milletlere saygı duymuştur.

10. Yersiz Acıma Gücünü Kontrol
Atatürk, Türk milletini yüceltmek için ömür boyu çalışmıştır. Olayları asla şansa bırakmamış, yersiz ve gereksiz aflarda bulunmamıştır.

11. Mantıklılığı
Atatürk, akla ve mantığa çok önem verirdi. O, yaptığı tüm işleri akla ve mantığa dayandırmıştı.

12. Çok Cepheliliği
Atatürk çok cepheliydi. O, hem iyi bir asker, hem devlet adamı hem de fikir ve aksiyon adamıydı.

13. Eğitimciliği
Atatürk, eğitime büyük önem verirdi.

14. Sanatseverliği
Atatürk sanata düşkündü. O, Türk milletinin engin bir sanat zevki olduğuna inanırdı.

15. Yöneticiliği
Atatürk, iyi bir yöneticinin bütün özelliklerine sahipti. Kendisini sevdirerek ve inandırarak insanları etkilemiştir. O bir işi yaptırmak istediğinde önce çevresindekileri ikna ederdi.

16. Rehberliği
Atatürk, 19 Mayıs 1919′da Samsun’a çıktıktan hemen sonra başladığı işlerde bir rehberin bütün özelliklerini sergilemişti. O, millete en doğru yolu göstermişti.

17. Gurura Yer Vermemesi
Atatürk, kurduğu cumhuriyet yaptığı inkılâplar ve kazandığı zaferlere rağmen gurura kapılmamıştır. Ben yaptım! sözünden hep kaçınmıştır. Her zaman: Türk milleti başardı demiştir.

18. Ümitsizliğe Ver Vermemesi
Atatürk, asla ümitsizliğe düşmezdi. İç ve dış düşmanların çokluğuna rağmen Milli Mücadeleyi başlatmış ve başarmıştır.

19. Metotlu Çalışması
Atatürk, yapılacak işlerin zamanını ve sırasını çok iyi bilirdi. O yapacağı işlerde her şeyi sırayla yapardı. Önce engelleri ortadan kaldırır, sonra hedefe varmada hiç zorlanmazdı.

Atatürkün Özellikleri
Mustafa Kemal vatanına ve ulusuna çok yüce duygularla bağlıydı. Yüreği, uğrunda canını seve seve vereceği vatanına duyduğu sevgi ile doluydu. ‘’ Vatanın her karış toprağı kanlarımızla sulanmadıkça, hiçbir düşman ayağını bastırmayacağız.’’ diyen Atatürk, vatan savunmasını her şeyin üstünde tutmuştur. Kurtuluş Savaşı’nı kazandıran da Mustafa Kemal’in bu engin vatan sevgisi ve milletine olan büyük inancı olmuştur. O, ‘’ Yurt toprağı ! Sana her şey feda olsun. Kutlu olan sensin. Hepimiz senin için fedaiyiz. Fakat sen Türk milletini sonsuza kadar yaşatmak için feyizli kalacaksın ! ‘’ diyerek, vatan toprağının kutsallığını açıklamıştır. O, vatanı ve milleti için yaptığı şeyleri asla yeterli görmeyen bir ruh yüceliğine sahiptir. Onun, millet sevgisi de tutku derecesinde idi. ‘’ Hiçbir sevgi bunun üzerinde olamaz. Hiçbir sevgi uğruna millet sevgisi feda edilemez. ‘’ derdi. ‘’ İnsanların başta gelen görevi de milletine hizmet etmek olmalıdır. ‘’ fikrini savunurdu. Türk olmaktan da gurur duyardı. Kendi büyüklüğü ile değil, milletinin büyüklüğü ile övünürdü. Milleti için yaptığı şeyleri asla yeterli görmeyen bir ruh yüceliğine sahipti. Atatürk, ölümünden önce sahip olduğu çiftliklerini devlet hazinesine bağışlaması dolayısı ile, Millet Meclisinin teşekkür bildirisine karşı verdiği yanıtta ; ‘’ Söz konusu olan hediyenin, yüksek Türk milletine benim asıl vermeyi düşündüğüm hediye karşısında hiçbir kıymeti yoktur. Ben, gerektiği zaman, en büyük hediyem olmak üzere, Türk milletine canımı vereceğim.’’ diyerek milletine olan sevgisini açıkça belirtmiştir. Atatürk’ün en büyük ideali Türk ulusunun ‘’En medenî ve refah seviyesi yüksek bir millet olarak varlığını sürdürmek’’ti. ‘’Memleket mutlaka çağdaş, uygar, yepyeni olacaktır.’’ sözleri ile hedefi gösteriyordu. Bir idealist olarak, en kısa zamanda bu hedefe ulaşmak istiyordu.

Atatürkün Çocuk Sevgisi
Ataturk cocuklarla cok iyi gecinmesini bilir, onlari sevdigi kadar da kendisini sevdirirdi. Bir toplantida akilli bir cocuk gorunce dayanamaz, onunla konusurdu. Bu konusma cocugun sinifina gore olurdu. Bazen aritmetik, bazen Turkce dersinden sorular sorar, iyi cevaplar alinca memnun olurdu. Cocuk bir ustunluk gosteriyorsa ilgilenerek derslerine yardimci olurdu.

Son yillarda Ulku’yu tanimisti. Ulku, her zaman Ataturk’un yanında bulunurdu. O kadar ki bazen misafirlerin yaninda kucagina otururdu. Artik kimse kucuk kiza kizmiyor, ustelik icten gelen bir sevgi ile kucuk kizi seviyorlardi. Ulku, cok sevimli bir kizdi. Uzaktan Ataturk’u gorunce sevincle kosar, Ataturk’un kucagina firlardi. Ataturk, her zamanki tatli sesiyle kucuk kiza neseli seyler soyler onun kalbini elde etmege calisirdi.

Ulku, onun bir parcasi gibiydi. Nereye gitse yaninda gotururdu. Kucuk kiz, hasta oldugu zaman doktorlarla beraber muayene eder, hastaligi hakkinda genis bilgi alirdi. Ulku, bir defa tifo olmustu. Doktorlar tifo gecici oldugu icin hastanin yanina sokmak istemiyorlardi. Ataturk, hic birini dinlemezdi. Hasta, Dolmabahce’de yattigi icin her gun Florya’dan Ulku’yu yoklamaya giderdi. Birgun, Ataturk, Yalova civarinda gezintiye cikmisti. Yaninda arkadaslari ve subaylar vardi.

Yolu bir an icin karistirdi. Ataturk, subayligin verdigi gorus kuvveti ile derhal yolu kestirdi. Arkadaslarina donerek: “Bu patikadan” dedi.

O sirada karsilarina bir sigirtmac cikti. Cocugun karni sis, yuzu sapsariydi. Ataturk’un sordugu suallere gayet akillica cevap veriyordu. Zeki gozleri parildiyordu. Ismi Mustafa idi. Sigirtmac Mustafa. Turk cocugunun zekasini begenen Ataturk, ona para vermek istedi. Almadi. Yol gostermek onun vazifesi idi. Para karsiliginda is yapilamazdi. Ataturk’u bile tanimiyordu. Israr karsisinda parayi almaga mecbur kaldi. Yalniz bir sarti vardi. Torbasindaki cevizlerden Ataturk’e verecekti. Ataturk o anda cocuga sordu:
“Okumak ister misin”,

Cocuk cevapladi; “elbette”, Ata yanindakilere emir verdi. Cocugu alarak Sisli’deki “Cocuk Hastanesi”ne yatirdilar. Ataturk, onu hem yokluyor, hem de doktorlarla cocugun sagligi hakkinda gorusuyordu.

Bir kac sene sonra Sigirtmac Mustafa, Kuleli Lisesi’ne girmisti. Derslerine cok calisiyordu. Hic sinifta kalmadan subay cikti ve sanli Turk ordusuna katildi.

Atatürkün Vatan ve Millet Sevgisi
Millet, genel kabul gören anlamıyla ayni topraklar üzerinde yasayan, aralarında dil, tarih, duygu, ülkü, gelenek ve görenek birliği olan insan topluluğudur. Milletin üzerinde yasadigi toprak da vatan olarak adlandirilir. Vatan yalnizca üzerinde yasanilan toprak parçasi olarak algilanamaz; bir insanin hayatinda sahip oldugu en önemli varliklardan birisidir. Millet ve vatanin her insan için anlami büyüktür. Bireyi güçlü kilan temel, ait oldugu milletin kültür birikimi, tarihi, geleneksel özellikleri gibi unsurlardir. Milletin devamliligini saglayan ana öge de, vatanin bölünmez bütünlügünün korunmasidir. Türk Milleti’nin vatanina olan sevgisi ve bagliligi tarihsel bir gerçektir ve milletimizi diger milletler arasinda üstün kilan en asil özelliklerden birisidir. Bununla birlikte her Türk, milletinin menfaatlerini kendi menfaatlerinden, milletinin gelecegini kendi geleceginden üstün tutan bir anlayisa, derin bir millet sevgisine sahiptir. Türklerin, diger tüm milletlere örnek olmasi gereken vatan ve millet sevgisi, bize sanli tarihimizin en önemli miraslarindan birisidir. Vatan ve millet sevgisi, çok asil sevgilerdir ve Türk Milleti için kutsal degerlerdir.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Büyük Önder Atatürk de vatanseverligi ve milliyetperverligi ile tüm dünyaya ve Türk Milleti’ne örnek olmus bir insandir. Son derece mütevazi bir kisilige sahip olan Atatürk, kendisinin sahip oldugu üstün özelliklerini hep milletinin kendisine kazandirdigi özellikler olarak görmüstür. Ayni sekilde kazanilan zaferleri ve elde edilen basarilari da hep milleti ile birlikte gerçeklestirdiginin bilincinde olmus, bunlari daima milletine mal etmistir. Konusmalarinda ve yazilarinda bu noktanin altini önemle çizmistir. “Benim hayatta yegane fahrim, servetim Türklükten baska bir sey degildir” diyerek Türk olmaktan gurur duydugunu ifade etmistir. Atatürk, yasami boyunca vatan ve millet sevgisinin önemi üzerinde durmus, Türk Milleti’ne duydugu derin saygi ve sevgiyi önemle vurgulamistir. “Ne mutlu Türküm diyene” sözü, kuskusuz çok üstün bir sevginin simgesidir.

Atatürk, vatan ve millet sevgisinin üstünlügü ile taninan, bu sevgisi sayesinde tarihi basarilara imza atmis bir lider, büyük bir devlet adami idi. Gerek Kurtulus Savasi sirasinda yasanan büyük zaferlerin, gerekse bagimsizligin kazanilmasinin ardindan ekonomide ve sosyal hayatta katedilen ilerlemelerin temel kaynagi Atamizin vatanina duydugu derin sevgi ve milletine karsi hissettigi güçlü baglilikti. Kosullar ne kadar zor, durum ne kadar umutsuz gibi gözükse de, vatani ve milleti için her zaman yapacak bir seyi olduguna inanan büyük bir insandi. Atatürk’ün hayati incelendiginde, tüm yasami boyunca en büyük amacinin Türk milletini çagdas uygarlik düzeyine çikarmak oldugu ve bu yolda yapilan büyük mücadelenin de derin bir vatan ve millet sevgisinden ilham aldigi açikça görülecektir. Gerçek sevgi ve baglilik olmadan, böylesine büyük basarilar elde edilemeyecegi açiktir. Bir insan vatanini korumak ve kurtarmak için verdigi mücadelede hiçbir zorluktan yilmiyor, en içinden çikilmaz gibi görünen durumlar karsisinda dahi akilci ve etkili çözümler üretebiliyor, zafere olan inancini ve azmini a sla kaybetmiyor ise, bu, ugrunda mücadele verdigi degerlere sarsilmaz bir baglilik duydugunun en önemli göstergesidir. Atatürk’ün ideali, bagimsiz bir vatan üzerinde, güçlü bir milli birlik anlayisina sahip bir millet ortaya çikarmak ve bu milletin hiçbir engel tanimadan çagdaslasma yolunda ilerlemesini saglamaktir. Türk Milleti’nin çagdas milletler seviyesine yükselmesi gerektigine inanan, bu düzeye çikma hakkina sahip bir millet oldugu gerçegini tam anlami ile kavramis olan Atatürk, vatan ve millet sevgisi sayesinde, kimsenin düsünemeyecegi, düsünse bile gerçeklestirmesinin mümkün olamayacagi bir basari kazanmistir.

“Türklerin vatan sevgisi ile dolu gögüsleri, düsmanlarin melun ihtiraslarina karsi daima bir duvar gibi yükselecektir” sözleri ile vatanseverligin önemine dikkat çeken Atatürk, milletini seven, milletine sadik ve milletine güvenen gerçek bir Türk milliyetçisidir. Ve su önemli gerçek de göz ardi edilmemelidir ki; vatanini ve milletini herseyin üstünden tutan, bu derin sevgi için gerektiginde kendi canini dahi tehlikeye atan Büyük Atatürk’ün bize biraktigi en önemli miraslardan biri vatanseverlik ve millet askidir. Atamizin bizlere biraktigi büyük mirasi onun bizden bekledigi gibi degerlendirebilmek, ülkemizi onun bize biraktigi noktadan hep daha ileriye götürebilmek, Türk Milleti’ni, tarihine yakisir bir makama ulastirabilmek için yapilmasi gereken, Atamizin izinden yürümektir. Tüm vatanseverlerin ve gerçek Türk milliyetçilerinin kendilerine örnek alabilecekleri en güzel örnek, hiç süphesiz Atatürk’tür. Atatürk ise, “Benim, Türk Milleti için yapmak istediklerim ve basarmaya çalistiklarim ortadadir. Benden sonra, beni benimsemek isteyenler, bu temel mihver üzerinde akil ve ilmin rehberligini kabul ederlerse, manevî mirasçilarim olurlar” sözleri ile bize hedefe ulasacak en kisa yolu göstermektedir.

Bölgeler ve Şehirler Bölgeler ve Şehirler