Sana vereyim bir öğüt: Kendi ununu elinle öğüt (benden sana bir öğüt: ununu elinle öğüt).
Bir işin sonunun güzel olmasını istiyorsak onu başkasına inanmamalı, kendimiz yapmalıyız. Hiçbir kimse, bir başkasının işini kendi işi gibi yapamaz ve sahiplenemez.

Sana taşla vurana, sen aşla vur (dokun).
Bize kötülük edene bizde kötülük yapmamalı, aksine ona iyi davranarak onu utandırmalı ve yeniden dostluğunu kazanmalıyız. Bize sert davranana yumuşak davranırsak onun bize dost olduğunu görürüz.

Sanatına güvenenin para ayağına gelir.
Erdemli ve mesleğinin erbabı insanlar işsiz kalmazlar. Dürüstlük ilkesinden çıkmayan, işini hakkı ve hukuku ile yerine getiren insanlara iş yaptıracak kişiler sonuna kadar güvenirler. Böylelikle kolunda altın bileziği olan ve insanlık değerlerini kaybetmemiş kişiler ömürlerinin sonuna kadar mesleği ile anılır, o işin ekmeğini yerler.

Sanatı ustadan görmeyen (öğrenmeyen) öğrenemez.
Her sanatın bir takım incelikleri vardır. İnsan ne kadar çalışırsa çalışsın, bu incelikleri kendi kendine bulamaz. Mutlaka bir ustadan görüp öğrenmelidir.

Sanat (meslek) altın bileziktir.
İnsanın elindeki sanat, değeri hiç eksilmeyen altın gibidir. İnsanlar dara düşünce nasıl elindeki altını bozdurur paraya çevirirse, sanatınıda her zaman değerlendirme olanağına sahiptir. Sanat sahibi kişi her yerde iş bulur, işsiz kalmaz. Her şey gün gelir değerini yitirebilir, ancak sanat, değeri hiç eksilmeyen bir servet gibidir. Çünkü sanat, bir kimsenin bir işi her yerde, her şartta yapmasıdır.

Bölgeler ve Şehirler Bölgeler ve Şehirler