tatlı dil ile ilgili deyimler
Tatlı dil güler yüz yılanı deliğinden çıkarır
Bülbülün çektiği dilindendir
Dil insanı vezirde yapar rezilde
Bir lisan bir insan,iki lisan iki insan
Dost acı söyler,düşman yüze güler
El yarası geçer dil yarası geçmez
Bülbülün çektiği dil belasıdır.
Tatlı dili olanların dostları her gün biraz daha artar.
Tatlı dil her kapıyı açan sihirli bir anahtardır.
Dil ile düğümlenen diş ile çözülmez. Kaşgarlı Mahmut
Tatlı dilli olanların dostları her gün biraz daha artar. Hz. Ali r.a.
Dizginsiz dil bela getirir. Aiskbylos
Tatlı dil, her kapıyı açan sihirli bir anahtardır. Montaigne
Kalbi ile sözü bir olmayan kimsenin yüz dili bile olsa, o yine dilsiz sayılır. Mevlana
Baş[LinkLeri Görmek İçin Lütfen Üye oLunuz Üye oLmak için tıkLayın] arın belası, dillerden gelir. Nizami
Kullanıldıkça keskinleşen tek alet dildir. Washington Irwing
İnsan toplulukların gelişmesi, herşeyden önce dil ve edebiyatlarının ilerlemesine bağlıdır. Namık Kemal
Kötü bir adamın dökeceği tatlı dil, tilkinin kargaya döktüğü tatlı dil gibidir. Montaigne

Bıçak yarası geçer, dil yarası geçmez
Bilğisiz insan meyvesiz ağaca benzer
Bilinmedik iş ya karın ağrıtır ya baş
Bilmediği beş vakit namaz, bilirde yanına varmaz
Bilmemek ayıp değil öğrenmemek ayıptır
Bin bilsen de bir bilene danış
Bin ölçüp bir biçmeli
Binde bir gelinen yere gül döşerler, her gün gelinen yere kül döşerler
Bir adamın adı çıkacağına, canı çıksın
Bir ağaçta gül de biter, diken de
Bir ağaçtan, oklukta çıkar boklukta
Bir ağızdan çıkan, bin ağza yayılır
Bir bulutla kış gelmez
Bir dalın gölgesinde bin koyun eğlenir
Bir dirhem et, bin ayıp örter
Bir elin nesi var, iki elin sesi var
Bir elin verdiğini, öbür elin duymasın
Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır
Bir işe başlamak, bitirmenin yarısıdır
Bir koyun başı pişinceye kadar, kırk kuzu başı pişer
Bir koyundan iki post olmaz
Bir musibet bin nasihatten iyidir
Bir nalına vurur, bir mıhına
Bir yerim diyenden birde yemem diyenden kork
Bir yiğit kırk yılda meydana gelir
Biri eşikte, biri beşikte
Birlikten kuvet doğar
Bitli baklanın kör alıcısı olur
Bize gelince yiyip içelim, size gelince gülüp gecelim
Boğulursan büyük suda (denizde) boğul
Borç yiğidin kamçısıdır
Borcun iyisi vermek, derdin iyisi ölmektir
Boş duranı Allah’da sevmez kuluda
Boşboğazı cehenneme atmışlar, ‘odun yaş’ diye bağırmış
Boşboğazın sigarası yanmaz
Bugün bana ise yarın sana
Bugünkü işini yarına bırakma
Bugünkü tavuk, yârinki kazdan iyidir
Bülbülü altın kafese koymuşlar “vatanım” demiş
Bülbülün çektiği; dili belasıdır
Büyük ekmek, büyük bezeden olur
Büyük lokma ye, büyük söz söyleme
Büyük zekalar birlikte düşünürler
çağırılan yere erinme, çağırılmadığın yere görünme
çağrılmadık yere, çörekçi ile börekçi gider
Cahile söz anlatmaktansa, deveye hendek atlatmak iyidir
Cahilin dostluğundan, alimin düşmanlığı iyidir
Cahille arkadaş olma küstürün, cam kırığıyla kıçını silme kestirirsin
çalışan demir pas tutmaz
Cami ne kadar büyük olsa da imam bildiğini okur
çamura taş atma üstüne sıçrar
Can boğazdan gelir
Can çıkar huy çıkmaz
Can çıkmadan ümit kesilmez
Canı kaymak, isteyen mandayı yanında taşır
Canı yanan eşek atı geçer
çatal kazık yere batmaz
çiftçilik, eşeğin kuyruğuna benzer, ne uzar ne kısalır
çingene ciğer pişirir, yemeden karnını şişirir
çingenenin ipini, kendisine çektirirler
çingeneye beylik vermişler, önce babasını asmış
çıngıraklı deve kaybolmaz
çıracı olsam ay akşamdan doğar
çocuğu işe gönder, peşinden sen git
çok söyleme arsız edersin, aç bırakma hırsız edersin
çok söz yalansız, çok para haramsız olmaz
çok yaşayan bilmez çok gezen bilir
çubuk iken çıtlamayan, hezen iken kütlemez
çürük iple kuyuya inilmez
çürük tahtaya çivi çakılmaz
Dağ dağa kavuşmaz insan insana kavuşur
Damlaya damlaya göl olur
Danışan dağlar aşar, danışmayan yolda şaşar
Davetsiz gelen döşeksiz oturur
Davulun sesi uzaktan güzel gelir
Deme dostuna, der dostuna Bir gün olur tuz basarlar postuna
Demir nemden insan gamdan çürür
Demir tavında dövülür
Deniz sevilirde, densiz sevilmez
Denize düşen yılana sarılır
Derdini söylemeyen derman bulamaz
Dereyi görmeden paçayı sıvama
Deveyi yardan atlatan, bir tutam ottur
Dibi görünmeyen sudan geçme
Dinsizin hakkından imansız gelir
Dinsizin ipi ile Kuyuya inilmez
Doğru söyleyeni Dokuz köyde kovarlar
Doğru söyleyenin bir ayağı üzenğide gerek
Döğüşerek pazarlık et , güle güle ayrıl
Domuzdan post gavurdan dost olmaz
Dost acı söyler
Dost başa düşman ayağa bakar
Dost kara günde belli olur
Dost yüzünden, düşman gözünden belli olur
Düşenin dostu olmaz
Düşman ayağa dost basa bakar
Düşmanın karıncaysada kork
Dut kurusuyla yar sevilmez
Eceli gelen köpek cami duvarına işer
Eğri oturalım doğru konusalım

Basliklara geri don tatlı dil ile ilgili atasözleri ve deyimler
Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır
Sert ve kırıcı olmayan, yumuşak, hoşa giden, gönül alıcı, okşayıcı, etkileyici, inandırıcı ve yerinde söylenmiş söz insanın hoşuna gider; bu söz en azgın kişinin bile inadını kırar, onu yumuşatır ve yola getirir.

Tatlı ye, tatlı söyle
Kırıcı, üzücü, incitici konuşmalardan sakın; güzel, hoşa giden bir dil kullan; yerinde ve inandırıcı konuş ki karşındaki memnun olsun; sen de sevil ve sayıl.

Acı (kötü) söz insanı (adamı) dininden (çıkarır), tatlı söz (dil) yılanı deliğinden (ininden) çıkarır.
Onur kırıcı, sert, kötü sözler insanı öfkelendirir; sabrını taşırır, çileden çıkarır, hoş olmayan davranışlara sürükler. Bunun aksine yumuşak, tatlı, hoş sözler de öfkeli, geçimsiz, saldırgan insanları yatıştırabilir; zarar vermelerinin önüne geçip onları doğru yola sokabilir.

Dilin cismi küçük, cürmü büyük
Konuşma organımız olan dil, küçük hacimli bir nesnedir. Küçük olmasına küçüktür ama büyük suçlar onunla işlenir. Kimi zaman sarf ettiği kötü sözler insanın başını belâya sokup felâketini hazırlayabilir.

Dilin kemiği yok
Dil kolayca her yana dönebilir. Bu özelliğe sahip olan dilde, her türlü kelimeler de kolayca çıkar; insan doğru olmayan, birbiriyle çelişkili sözleri söyleyebilir; önce söylediğini sonra inkâr edip başka şekle çevirebilir.

Dilim seni dilim dilim dileyim, başıma geleni senden bileyim
İnsanların başına kimi felâketler, sıkıntılar da çok kez dilleri yüzünden gelir. dilini tutmayan, ne zaman ve nasıl konuşacağını bilmeyen insanların başlarına belâ geldiği ve bu yüzden pişmanlık duydukları çok görülmüştür.

Bana benden her ne olursa, başım rahat bulur dilim susarsa
1. Hemen her kişi kendi geleceğini kendisi hazırlar. Kendisine gelecek zararların ya da faydaların tümü onun tutumuna bağlıdır, her şeyin sorumlusu o olur.
2. Ne söylediğini bilmeyen, sözlerinin onu nereye ulaştıracağını hesap etmeyen, lüzumsuz ve çok konuşan kimse, dili yüzünden çeşitli zararlara uğrar. Aksine diline bir çeki düzen veren, susmasını bilen ve ancak gerektiği yerde konuşan kimseler bu belâlardan uzak olur.

Baş dille tartılır
Kişilerin ne kadar akıllı, ne kadar düşünceli oldukları söyledikleri sözlerle ölçülür. Çünkü konuşmaların tutarlı ve yerinde olup olmaması böyle bir ölçüm için en elverişli yolların başında gelir.

Otuz iki dişten çıkan, otuz iki mahalleye yayılır
Ağızdan çıkan söz, çok çabuk duyulur; başkalarının diline düşer ve bir anda her tarafa yayılır

Vakitsiz öten horozun başını keserler
Her işin olduğu gibi, her sözün de uygun bir yeri ve zamanı vardır. Uygun olan bir zamanda söylenmeyen, yerli yersiz ortaya atılan, densizce sarf edilen sözler birilerinin tepkisini çeker; rahatsızlığa neden olur, büyük zarara yol açar. Vakitsiz öten horozdan, ancak onu keserek kurtulan insanlar; yerinde ve zamanında konuşmayan insanı da cezalandırıp susturmakta hiç tereddüt etmezler.

Söz gümüşse, sükût altındır
Konuşmak her ne kadar iyiyse de, susmak bazen konuşmaktan daha iyi sonuç verir. Öyle ki, hiç ummadığı zamanda bile kişinin sarf ettiği sözler başına iş açabilir; onu zor duruma sokabilir.

İki dinle bir söyle
Haddinden fazla konuşmak, gereksiz ve yanlış sözlerin ağızdan çıkmasına yol açar. Ayrıca konuşan kişiyi de itici yapar. Bu bakımdan az konuşmalı, çok dinlemelidir. Hem yerinde konuşabilmek için de dinlemek şarttır. Çünkü söylenenler ancak bu şekilde kavranır, çenesi düşüklükten de bu şekilde kurtulur insan.

Bölgeler ve Şehirler Bölgeler ve Şehirler